Geçtiğimiz hafta başlayan siyasi gelişmelerin ekonomiye olan etkileri ve bu konuda yabancı bankaların raporları sürüyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası rezervlerinden 26 milyar dolar satarak döviz kurlarını dizginlemesinin akabinde ara karar alarak gecelik borç verme faizini de 200 baz puan yükseltmişti. Tüm bunlar, dolar ve Euro kurunun ateşini söndürmüştü. Goldman Sachs’tan gelen habere göre bu hamleler devam edecek ve Merkez Bankası gelecek ay uzun aradan sonra faiz yükseltecek. Böylece faiz indirim döngüsüne de ara verilmiş olacak.
Goldman Sachs: Merkez Bankası Gelecek Ay 350 Baz Puan Faiz Artıracak!
Geçtiğimiz yıl yüzde 50 seviyesine kadar yükseltilen politika faizi, yıl sonunda düşürülmeye başlanmıştı. Peş peşe 3 kez 250’şer baz puan faiz indiren Goldman Sachs, son olarak geçen ay yaptığı indirim ile yıllık faiz oranını yüzde 42,5 noktasına çekmişti.
En güncel ekonomi, finans ve borsa haberleri için buraya göz atabilirsiniz.
Yabancı ve yerli finans kuruluşlarının ön görüsü, TCMB’nin faiz indirimlerine devam etmesi yönündeydi. Bu noktada ayrışma, faiz indirim hızı konusundaydı. Bazı kurumlar aylık 250’şer baz puanlık faiz indirimi ile döngüye devam edileceğini ön görürken, bazı kurumlar da hızın aylık 150’şer baz puan ile süreceğini belirtiyordu. Ancak, geçtiğimiz hafta yaşanan siyasi gelişmelerin ekonomiye olan etkileri sonrasında TCMB’den beklentiler değişmeye başladı.

New York merkezli çok uluslu Yatırım Bankası Goldman Sachs ekonomistleri tarafından yayımlanan rapora göre Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası gelecek ay 350 baz puan faiz artırımı yapabilir. Güncel olarak 42,5 seviyesinde olan yıllık faiz oranı yüzde 46 seviyesine yükseltilebilir. Banka, Nisan ayında gerçekleştirilecek toplantı öncesinde yaşanacak olayların ve gelecek yeni verilerin bu artırım oranını farklılaştırabileceğini de belirtti.
Goldman Sachs ekonomistleri Clemens Grafe ve Başak Edizgil tarafından kaleme alınan raporda ayrıca, TCMB’nin döviz kurlarını kontrol etmek için yeterli alana sahip olduğu belirtildi. Bununla birlikte, TL’nin cazibesinin artırılmasının gerekliliği noktasında, yurt içi yerleşiklerin dolara olan talebinin baskılanmasının önem arz ettiği kaydedildi.